Evet. Bebekliğinden beri kitaplara oldukça meraklı olan, her gece yatmadan önce 3-4 kitap okumadan yatağa girmeyen Tuna, nihayet kütüphane kartına sahip oldu.
Sabah kahvaltıda, kütüphaneye gitme konusunda karar aldık. Ancak evden çıkmamız geciktiği için, Ali Dayı Çocuk Kütüphanesi’ndeki Masal Saati’ne yetişme şansımız kalmayınca, rotamızı çocuk bölümü olduğunu bildiğimiz OR-AN Sevgi Yılı Halk Kütüphanesi’ne çevirdik.
Öğle saatinde vardığımız kütüphanede bizi büyük bir sessizlik karşıladı. Üst katta görevli kütüphaneci ablanın dışında kimsecikler yoktu. Böylece gürültümüzden rahatsız olan da çıkmadı. Şanslıydık.
Tam bir “kitap kurdu” olan Tuna, raflar dolusu kitapları görünce hangisine saldıracağını şaşırdı.
İlk heyecanını üzerinden attıktan sonra seçtiği kitaplara göz atmaya başladı. “Bi daaa” diye diye okuduk kitapları.
Sıra kitapları ödünç almaya geldi. Önce, 4 tane kitap alabileceğimizi sanarak elimizde bir set kitap ile turu tamamladık. Kütüphaneci ablanın ilk seferde sadece 1 tane kitap ödünç alabileceğimizi söylemesi üzerine sıkı bir pazarlık başladı.
Tüm şirinliğimizi ve inadımızı kullanarak ilk seferde en azından 2 kitap almak konusunda kütüphaneci ablayı ikna ettik. Bırakacağımız kitapları eledikten sonra, sıra kayıt işlemlerine geldi.
Kütüphaneden “Mutlu Suaygırı” ve ”Sevgili Arkadşam” adlı kitapları ödünç alan Tuna, kitapları iade etmeye kendisinin geleceği sözünü vererek, mutlu bir şekilde kütüphaneden ayrıldı.
